Mücahit Gültekin | Yazar
Yemenli liderlerin 17 aydır açıklamalarını okuyorum. Asla gözümüzü kapayamayacağımız ya da yüzeysel bir şekilde geçiştiremeyeceğimiz bir soru var ortada:
Nasıl oluyor da, ABD ve İsrail destekli 9 ülkeye karşı 7 yıl boyunca savaş vermiş bu mazlum halk Gazze'nin dünyadaki en büyük destekçisi oluyor? 2015-2022 arasında Yemenlilerin üzerine ortalama 50 bin hava saldırısı yapıldı (Bazı kaynaklar 25 bin ila 75 bin arasında sorti yapıldığını belirtiyor). Neredeyse her 10 dakikada bir, bir çocuğun açlıktan öldüğü; hastalık ve yoksulluğun kol gezdiği bir ülke haline getirildi. Üstelik hiç kimsenin umurunda olmadı Yemen.
Peki, nasıl oluyor da bu halk her hafta (hiç ara vermeksizin) milyonlar olup Gazze için meydanlara akıyor? ABD-İngiltere ve İsrail'in üzerlerine yağdırdığı bombaları umursamıyor?
Oysa, 7 Ekim'den sonra Yemen sessiz kalsaydı kim Yemen'i suçlayabilirdi ki? Kim onlardan Kızıldeniz'i İsrail'e kapatmasını isteyebilirdi ki? Mısır varken, Türkiye varken, Suud-i Arabistan varken, kim bu yükü onların sırtlanmasını isteyebilirdi ki? Kim Tel-Aviv'i vurmadıkları için onları kınayabilirdi ki?
Kimse. Kimse onları kınayamaz, ayıplayamazdı. Üstelik bu iş önce kimin sırtına düşerdi?
Abdülmelik el-Husi ilk konuşmasını yapıp, İsrail'le bağlantılı gemileri vuracaklarını söylediğinde pek çok kimse bunun olabileceğini olsa da sürdürülemeyeceğini düşünmüştü. Ama yaptılar. Yaptılar ve sürdürdüler. Üstelik bununla da kalmadılar 2000 km öteden defalarca Tel-Aviv'i vurdular.
Ve bugün. Artık herkesin Gazze'yi unuttuğu, 2 milyon insanı açlığa terk ettiği, Trump'ın Gazzelileri sürme planı yaptığı bir günde yine onlar sahneye çıktı. Trump'ın "Cehenneme çeviririz" tehdidine aldırmadan yine mazlum Gazze'nin çığlığı onlar oldu. Neden ve nasıl?
Dediğim gibi, Yemenli liderlerin hemen her açıklamalarını dikkatle okuyorum.
Gazze'ye verdikleri desteği "İslami", "insani" ve "ahlaki" olmak üzere üç kavrama dayanarak açıklıyorlar.
Bu duruş, sadece Müslüman olanların değil, mazlum ve mustazaf olan her toplumun yanında olacaklarını ifade ediyor. O yüzden Cuma günleri yaptıkları gösterilerde mezhep, din ve kavmiyet fark etmeksizin herkesin bayrağını kaldırdılar. Aaron Bushnell'den, Fuat Şükr'e kadar herkesi selamladılar. Namlularını İsrail'e doğrultmuş olmaları şartıyla herkesi kucakladılar.
"Mezhebi" "kavmi" ya da "ulusal çıkar" gibi gerekçelerle hareket edenlerin anlayamayacakları bir duruş bu.
Bu duruş sadece ABD ve İsrail’i korkutmuyor; kendi kaderlerini onların kaderlerine bağlayan saray mollalarını, satılmış kalemleri, iradeleri teslim alınmış ağızları da korkutuyor. Çünkü Yemen onların kirli yüzlerini ifşa ediyor. Yemen "Yokluğun ve yoksulluğun ortasında dimdik durulabileceğini" gösteriyor. Bunun görülmesini istemiyorlar. O yüzden Suud, Bahreyn, BAE ABD'nin saldırılarına destek veriyor. O yüzden Yemen hakkında sinsi propagandalar yapılıyor. Daha bir kaç gün önce ABD'nin bombalamalarını "ABD, İran destekli Husileri vurdu?" diyerek manipüle etmeye çalışmadılar mı? Yemen'in bu bedeli Gazze'ye destek olmak için ödediğini söyleyebildiler mi? Hayır.
Filistin için ticaretinden vazgeçemeyenler, Filistin için canından vazgeçenleri nasıl anlayabilir ki? Filistin'i ancak seçim malzemesi olarak kullananlar bunu nasıl anlayabilir ki?
Merhum Erbakan Hoca, "Kudüs coğrafi değil imani bir meseledir" demişti. Yemen bu sözün tefsirini yapıyor 17 aydır.
O yüzden ABD'ye karşı durma cesaretini gösteriyorlar. O yüzden bugüne kadar yapılan yüzlerle bombalama onların iradesini kıramıyor. O yüzden her türlü iftira ve yalana karşı sabırla ve metanetle dayanıyorlar. O yüzden "ABD ne yapar?", "Başımıza ne gelir?", "Konforumuz bozulur mu?" gibi hesaplarla hareket etmiyorlar. "Hesapsız-kitapsız" hareket ediyorlar demiyorum, elbette belli bir stratejik planla ilerliyorlar. Ama ne yapacaklarının kriterini ABD ve İsrail'in tehditleri belirlemiyor.
Biz o yüzden Yemen'i seviyoruz. O yüzden Yemen'i kalbimizde taşıyoruz. Ateşkesten sonra HAMAS'lı bir mücahidin söylediği gibi:
"Yemen bizim başımızdaki taçtır. Bütün selamlar Yemen'e. Bütün hürmetler onlaradır."
YORUMLAR